Kipi 1 Yaşında!

Salı, Kasım 10, 2009 12:38
Kategorisi: Duydunuz mu?

Çocuklar biliyor musunuz, Kipi artık 1 yaşında! Mini mini bir bebekken emeklemeye ve artık yürümeye de başladı, kocaman oldu, daha da büyüyecek ve bizi harika kitaplarla buluşturmaya devam edecek!

Kipi‘yi çok seviyor ve onu kocaman öpüyorum o tatlı kulaklarından, nice yıllara! :)

kipi1yas fkucuk Kipi 1 Yaşında!

Hanimiş Benim Kuzucuklarım :)

Çarşamba, Ekim 7, 2009 12:07
Kategorisi: Duydunuz mu?

Yorumlarınız, gönderdiğiniz e-postalar geliyor, pek çoğunuza cevap da verdim ama bazılarınızın e-postaları geri döndü, bazılarınız da yorumlara yanlış adres yazmışsınız, artık topluca okuyun buradan :)

Alev Abla iyi, sadece işleri yoğundu. Zaten yaz döneminde de pek çoğunuz tatile gittiniz beni bırakıp, foturamadık! Ama sonbahar geldi, okullar açıldı, haftasonları gezmeye, fotoğraf çekmeye, gezerken dinlenmeye ihtiyaç doğdu. Bazılarınızın okullarıyla ortak çalışmalar yapacağız. Okulları ile ortak çalışmalar yapmadıklarımızla da, kendi foturumuzu kendimiz planlayıp, yine evleri, kedileri, insanları, hayatı fotoğraflamaya gideceğiz.

Siz yine harikalar yaratacaksınız ve ben yine hayranlıkla bakacağım çektiğiniz fotoğraflara, gurur duyacağım sizlerle.

Ökkeş’i ve Armut’u sormuşsunuz. İkisi de iyiler, mama yiyor, uyuyor ve bol bol oyun oynuyorlar. Dilediğiniz zaman evimize gelip, Ökkeş ve Armut’la oyun oynayabileceğinizi biliyorsunuz değil mi? Kabul, Armut biraz yabani, pek istemiyor sizlerle haşır neşir olmayı ama Ökkeş, hepimize yeter :)

En kısa zamanda yeni foturlarda, hoplaya zıplaya dağ tepe gezmek ve sizlerle vakit geçirmek istiyorum. Kimbilir belki de yaz başında ertelemek zorunda kaldığımız Darıca Foturumuzu ilerleyen günlerde organize ederiz.

Öpüyorum tatlı yanaklarınızdan :)

Alev Abla

Etiketler: , ,

Tam da Oturmuş Duygusal Bir Yazıyordum Size!

Cumartesi, Haziran 20, 2009 16:21

Aklımda bitirmiştim oysa yazıyı, çocuklar. Sizin nasıl da yeryüzünün en güzel renkleri olduğunuzu, sizlerin gözlerinizden süzülen her damlada, yüreğimi biri avuçlarında ufalıyormuş gibi hissettiğimi, sizin daha güzel, daha iyi, daha mutlu bir dünyada değil, dahasız, iyi, güzel, mutlu bir dünyada yaşamanız için nasıl da çırpınmamız gerektiğini anlatacaktım uzun uzun.

Bu duygusallığımın altında elbette yarının Babalar Günü olmasının da payı vardı. Yarın, babalarınıza sıkı sıkı sarılın olur mu?

Derken, kapı çaldı. Sen Ökkeş, evden kaç! Alt kattaki komşunun evine gir. Üstelik alt kattaki komşunun tatlı mı tatlı bir de köpeği var. Kapıyı açtığımda karşımda komşunun kucağındaki Ökkeş’i görünce nasıl şok oldum ve aklımdakiler nasıl uçtu gitti anlatamam. (Zaten gördüğünüz gibi anlatamıyorum da.)

Ama çok kısaca; her geçen gün biraz daha farkına varıyorum ben bu dünyanın size ait olduğunun. Görmediğim, tanımadığım, adını bile bilmediğim çocukların ve hatta bazen rüyalarıma giren çocukların acıları, üzüntüleriyle sarsılıyorum. Dünya sizin, siz dünyanın en değerli varlığısınız. Her biriniz, ayrı ayrı. Aklınızdan bir an olsun, ne kadar değerli ve özel olduğunuzu çıkarmadan büyümelisiniz.

(Alev Abla bu kafa karışıklığı ile pek daldan dala atladı ama, yazıyı tatlıya da bağlaması gerek.)

Sizin kadar olmasa da rengarenk, şipşirin, taptatlı fotoğraf makineleri buldum internette gezerken. Bir dahaki buluşmamızda fotoğraf makinelerimizi süsleyelim mi biz de?

30 Mayıs Darıca Foturumuz Ertelendi!

Cuma, Mayıs 29, 2009 16:15

Bu sabah telefon sesiyle uyandım. Darıca Hayvanat Bahçesinden arıyoruz, bir saniye beklerseniz, Aslan Bey sizinle görüşmek istiyor, dediler. “Bir aslan miyav dedi, minik fare kükredi” şeklinde bekleme müziğinden sonra Aslan Bey, gür ve etkileyici sesiyle “Alo!” dedi.

Aslan Bey: “Duyduğuma göre çocuklardan bazıları hastalanmış.”

Alev Abla: “Evet, Aslan Beyciğim, sormayın. O kadar da dedim hoplamayın, zıplamayın, gezmeye gideceğiz diye, dinlemediler.

İçeriden İguana Hanım’ın sesini duydum: “Tatile gidenler de olmuş, doğru muu?”

Aslan Bey: “Evet, evet. Hatta bir kaçı Maymun Efendi’yi aramışlar, söyleyin Alev Ablamıza, bu turu ertelesinler demişler.”

Alev Abla: “Hay Allah, o kadar da heveslenmiştik. Neyse, ben o halde duyurayım da, bir başka gün geliriz artık ziyaretinize…”

Aslan Bey: “Her zaman bekleriz. Zürafa Oğlan’ın zazen gözü yollarda. Bizi ihmal etmeyin! İyigünler!”

İşte çocuklar, telefon konuşması bu. Darıca Foturumuz hastalık, tatil, sınav derken ertelendi. Belki haftaya (6 Haziran) bilemiyorum, önümüzdeki hafta herkesle konuşup kararlaştıracağız.

Öpüyoruuumm ;)

 

İyi dokunma, kötü dokunma, gizli dokunma: Bedenin sana ait!

Cuma, Mayıs 29, 2009 13:05
Kategorisi: Bilmek Gerek

Çocuklar, pek hoş olmayan ama hepinizin bilgilenmesi gereken bir konudan bahsetmek ve sizinle yeni bir web sitesini paylaşmak istiyorum.

BeniKoruyun.com

 

Bazen, sizden büyük insanlar, sizin güveninizi kötüye kullanabilir, sizi incitebilir, üzebilirler. Böyle durumlarda hatalı olanın o kişi olduğunu asla unutmadan, sıkıntılarınızı güvendiğiniz bir büyüğünüzle hemen paylaşın.

Sizi bu gibi konularda bilgilendirmek için, Çocuk ve Genç Psikiyatristi Doç. Dr. Ayten Erdoğan önderliğine kurulan Beni Koruyun! web sitesinde yer alan şu yazıyı mutlaka okuyun!

İyi dokunma, kötü dokunma, gizli dokunma: Bedenin sana ait!

Öncelikle, kimlerin sana dokunabileceğine, öpebileceğine ve sarılabileceğine senin karar verme ve “hayır” deme hakkın olduğunu asla unutma!

Birisi sana uygunsuz biçimde dokunduğunda:

Hayır” de ve o kişiye yaptığından hoşlanmadığını, dokunmasını istemediğini söyle.

Hızla o kişiden uzaklaş. Hoşlanmadığın bir şekilde sana dokunan kişiden kaç. Bir daha bu kişiyle asla yalnız kalma.

Yardım iste. Çığlık atabilirsin.

Kendine inan. Sen yanlış birşey yapmadın.

Birisi sana uygunsuz bir şekilde dokunursa, olan biteni güvendiğin birine anlat. Tehditlerin seni korkutmasına ve sessiz kalmana neden olmasına izin verme.

Birisi sana dokunur ve bunu aranızda sır olarak saklamanızı isterse kendine şu soruyu sor: “Bu sırrı saklamak beni rahatsız ediyor mu?” Seni rahatsız eden hiçbir sırrı saklama. Anne-babana, bir akrabana, öğretmenine, doktoruna ya da güvendiğin başka bir yetişkine durumu anlat. Anlattığın kişi sana inanmazsa, güvendiğin bir başka kişiyle konuş, birisi sana inanıp yardım edene kadar vazgeçme.

Tehdit veya tacizde bulunan kişiden uzak durmak için elinden geleni yap. Kendini rahatsız veya güvensiz hissetmene neden olacak biçimde sana dokunan kişi ile yalnız kalma.

İyi dokunma

Sevdiğin kişilerin sarılması ve öpmesi güzel birşeydir. Örneğin:

Uyandığında annenin sana sarılması ve öpmesi.

Babanın iyi geceler dilmek için sarılması ve öpmesi.

Anneanne ve büyükbabanın ziyarete geldiklerinde herkesin birbirini kucaklaması ve öpmesi.

Kötü dokunma

Kendini rahatsız hissetmene neden olan dokunmalar genellikle kötü dokunmalardır. Birisi sana istemediğin bir şekilde dokunduğunda bunu gizlemek zorunda değilsin. Kendinin kötü olduğunu düşünme. Kötü olan sen değil, sana kötü bir şekilde dokunan kişidir. Bedenin sana aittir. Sen istemiyorsan kimse sana dokunamamalıdır. Kötü dokunmanın ne olduğunu bilmek ister misin?

Canını acıtan dokunma kötü dokunmadır.

Dokunulmasını istemediğin halde sana dokunulursa bu kötü bir dokunmadır.

Dokunan kişi kendini rahatsız hissetmene neden oluyorsa, bu kötü bir dokunmadır.

Dokunma senin korkutuyor ve sinirlendiriyorsa, bu kötü bir dokunmadır.

Birisi seni kendisine dokunmaya zorluyorsa bu kötü bir dokunmadır.

Dokunan kişi bunu hiç kimseye söylememeni istiyorsa, bu kötü bir dokunmadır.

Dokunan kişi bunu başkasına söylersen sana bir zarar vereceği tehdidinde bulunuyorsa bu kötü bir dokunmadır.

Maalesef bazı yetişkinler onlara duyduğun güveni kötüye kullanabilirler. Yanlış yapan sen değil, istemediğin bir biçimde sana dokunan kişidir. Cinsel taciz daha büyük, daha yaşlı, daha güçlü kişilerin işlediği bir suçtur. Kendini suçlama ve kimsenin de seni suçlamasına izin verme.

Kaynak: www.benikoruyun.com